Ankara’nın cihadı - Peter Schaber

Türkiye tarafından bir araya getirilen bu destek kuvvetinin dünya görüşü‚ IŞİD’in dünya görüşünden hiç farklı değildir. Bu grupların çoğu, Suriye savaşının önceki evrelerinde ABD tarafından eğitildi ve silahlandırıldı. Bu oluşumların birçoğu son senelerde zayıflatıldı ve geri püskürtüldü. Bugün ise, bir NATO ülkesinin yanında savaşarak Suriye’de yeniden güç kazanacaklarını umut etmektedirler.

Türkiye’nin, kuzey Suriye’deki Afrin öz yönetimine karşı başlatmış olduğu saldırı savaşı uzadıkça, Ankara’nın yürüttüğü savaşla ilgili rahatsız edici detaylar da ortaya çıkmaktadır. Erdoğan’ın savaş jetleri sivil yerleşim yerlerinin yanı sıra altyapı ve antik kazı yerlerini bombalamakta bir sakınca görmemekte: Ain Dara yakınlarında bulunan bin yıllık tapınak ve Cindires’de bir hastane hava saldırıları sonucu tahrip edilmiş, Gubele köyünde ise bu saldırıların ardından aralarında üç kadının ve iki çocuğun olduğu sekiz sivil katledilmiştir.

Pazar günü ise Türk ordusunun ayrıca havada ve karada geniş çaplı bombardımanın yanı sıra en az iki yerde Napalm kullandığı ortaya çıktı. Kürt Savunma Birlikleri YPG’nin sözcülerinden Rubar Berxwedan Junge Welt gazetesine, stratejik öneme haiz olan Kevire Ker ve Gire Qestel (Burseya) tepelerinde kullanımı uluslararası yasalarca yasaklanan silahların kullanıldığını, özellikle de Yangın bombalarının helikopterlerden atıldığını açıkladı.

Türk devlet medyası tarafından başlatılan geniş çaplı dezenformasyon kampanyasına rağmen bu savaşta Türk rejiminin yardımcı ordusunun kim olduğu gittikçe netleşmekte. “Özgür Suriye Ordusu” amblemi altında birleşen milislerin bir kısmı Suriye’deki savaşta geçmişte yaptıkları katliamlarla ün yapmıştı. Bu cihatçı gruplardan bir tanesi olan Nureddin Zengi Tugayları ki 2016 yılında 12 yaşında Abdullah Issa’nın kafasının kesilmesiyle uluslararası medya tarafından tanınır olmuştu. İşgalde ayrıca El-Kaide’nin kolu olan Nusra Cephesi’nden ayrılan Ahrar eş-Şarkiyye da bulunmaktadır. Bu grup ise bilhassa komutanlarından birisinin bir çocuğa tecavüz ettiği görüntüsüyle tanınmıştı. Suriye’nin Kurni köyünde çekilmiş olan fotoğraflarda El-Kaide’nin kolu olan Nusra’nın içinde bulunduğu beş cihatçı grubun bileşimi olan Ceyş en-Nuhba’nın paralı askerleri de görünmekte. Bunların yanı sıra, Türk hükümetinin “Kutsal Savaşı”na Çeçen teröristlerin de katıldığı cepheden gelen haberlerden anlaşılmaktadır. Bunu, Ankara Sarayı basını tarafından Müslim El Şişani’nin Afrin’de öldürüldüğü haberi de doğruluyor. Bu Çeçen İslamcı aynı zamanda ABD’nin yaptırım listesinde de bulunmaktadır.

Türkiye’nin tanınmış diğer “partnerleri” şunlar: Ahrar uş-Şam, Ceyş en-Nasr ve 2015 Kasım ayında Türkiye’nin düşürdüğü Rus savaş uçağının pilotunu öldüren Türkmen milisleri. Türkiye sadece İslamcı çeteleri değil, olağan ordusunun içinde bulunan bozkurtlara yakın olan faşist savaşçıları da kullanmaktadır. Cepheden çekilmiş olan sayısız fotoğraflara bu aşırı milliyetçilerin sembolü olan kurt işareti  yansımıştır. Ki, Alman “Leopar” tanklarının üzerinde ve Alman “G3” silahlarıyla poz vermekte herhangi bir sakınca görmemektedirler.

Türkiye tarafından bir araya getirilen bu destek kuvvetinin dünya görüşü‚ IŞİD’in dünya görüşünden hiç farklı değildir. Bu grupların çoğu, Suriye savaşının önceki evrelerinde ABD tarafından eğitildi ve silahlandırıldı. Bu oluşumların birçoğu son senelerde zayıflatıldı ve geri püskürtüldü. Bugün ise, bir NATO ülkesinin yanında savaşarak Suriye’de yeniden güç kazanacaklarını umut etmektedirler.

 30/01/2018

Kaynak: Junge Welt
Çeviri: Kızıl Bayrak Çeviri Kolektifi